‘Taklit Ürünlerin Tehlikeleri’ AB Eşleştirme Projesi Konferansı Tamamlandı

08 Haz

‘Taklit Ürünlerin Tehlikeleri’ AB Eşleştirme Projesi Konferansı Tamamlandı

Türk Patent Enstitüsü ve Alman Uluslararası Hukuki İşbirliği Vakfı ile birlikte yürütülmekte olan Avrupa Birliği finanslı Eşleştirme Projesi kapsamında düzenlenen, açılışına Sanayi Ticaret Bakanlığı Müsteşarları Doç. Dr. Yavuz CABBAR ile Dr. Hüsnü TEKİN’in de katıldığı “Taklit Ürünlerin Tehlikeleri” konulu uluslararası konferans tamamlandı. Ürünlerinizin taklit edilmemesi için faydalı model başvurusu yapmalısınız. Kazancınızı başkalarına çaldırmayın.!

Açılışta konuşan Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN, geçtiğimiz Mart ayında başlatılan AB Eşleştirme Projesi kapsamında bugüne kadar 15’e yakın etkinlik gerçekleştirildiğini belirterek, proje ortağı Alman Uluslararası Hukuki İşbirliği Vakfı’na, Federal Patent Mahkemesi’ne, Alman Patent ve Marka Ofisi’ne verdikleri destekten dolayı teşekkür etti. Ankara, İstanbul ve İzmir’de gerçekleştirilen etkinliklerde hakim ve savcılara, Türk Patent Enstitüsü’ndeki uzmanlara, patent ve marka vekilleri ile sınai mülkiyetle ilgili diğer paydaşlara büyük fayda sağlayacak, ufuk açıcı bilgiler aktarıldığını söyledi. Düzenlenen etkinliklerde sınai mülkiyet davalarında karşılaşılan sorunlar, bilgisayar tabanlı buluşların patentlenebilirliği, işçi buluşları, marka hukukunda iltibas ve yine marka hukukunda mutlak ret nedenleri gibi, sadece ülkemiz sınai mülkiyet sistemi açısından değil, dünyanın genelinde sınai mülkiyet sisteminin problemli alanları olarak görülen konular masaya yatırıldığını, örnek uygulamalar üzerinden bu konulardaki tecrübelerin paylaşıldığını ifade etti. Tüm bunların Türkiye’deki sınai mülkiyet sisteminin gelişim sürecine önemli katkılarının olacağına ilişkin inancını dile getirdi.

ASAN, taklit ürünlerle mücadele kapsamında bugün gerçekleştirilecek konferans sonrası ise tüm paydaşların katılımı ile mevcut durum analizi yapılarak Türkiye’de taklitle mücadele için yapılması gerekenleri içeren bir taslak Eylem Planı hazırlanacağını söyledi. “Taklit ürün olgusunun ekonomik, hukuki ve sosyal boyutlarının teknik düzeyde ele alınacağı konferansın sonuçları, taklitle mücadele eylem planında birer girdi görevi görecek ve sorunun çözümünde katkı sağlayacaktır.” dedi.

Almanya Federal Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Dr. Eckart CUNTZ konuşmasında, Türkiye ile Almanya arasındaki özellikle bilim, araştırma, geliştirme konularındaki işbirliğine dayalı ilişkilerin yüzyıllara dayandığını belirterek Türkiye’de faaliyet gösteren ve sayıları 2006 yılında 2100 olan Alman firmalarının sayısının 4000’e ulaştığını ve bu firmaların 9-10 bin kişiye istihdam sağladığını ifade etti. Ürün korsanlığının tüm dünyada önemli bir sorun haline geldiğini belirterek, Türkiye’ye sınai mülkiyet sisteminin gelişmesi için destek verdikleri gibi AB üyelik sürecinde diğer müzakere fasıllarının açılması için de destek verdiklerini söyledi. Bu yıl Türk – Alman ilişkilerinde yoğunlaşma yaşandığını, özellikle araştırma ve geliştirme konularında üniversiteleri de içerecek şekilde işbirliği yapılması yönünde çalışmalar olduğunu ve bu konuda Almanya’dan Türkiye’ye Cumhurbaşkanı ve Milli Eğitim Bakanı düzeyinde ziyaretler olacağını belirtti.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Ekonomi, Ticaret ve Tarım Bölüm Başkan Yardımcısı Mario CAIVANO ise Sınai mülkiyet sisteminin yaratıcılık, inovasyon ve rakabet gücünün artırımı için teşvik gücünde olduğunu söyleyerek Türkiye’deki sınai mülkiyet sistemi mevzuatının AB müktesebatına uydurulması gerektiğini ifade etti. AB müktesebatında Türkiye ile açılan Fikri Mülkiyet konusundaki fasılda oldukça ilerleme olduğunu söyledi. Önceleri müzik ve moda sektörlerinde görülen sahte ürünlerle artık tıp alanında dahi karşılaşılır hale geldiğini belirterek, günümüzde sahteciliğin global bir faaliyete dönüştüğünü, sahte ürün alan tüketicilerin de organize suça yardımcı olduklarını söyledi. Taklitle mücadelenin ise suçla mücadele olduğunu belirtti.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Doç. Dr. Yavuz CABBAR da konuşmasında, Dünya’nın 16. Avrupa’nın 6. büyük ekonomisine sahip olan Türkiye’de taklit ürün yerine kendi markalarını üretmeyi tercih eden üreticilerin de sahtecilikten rahatsız olduğunu ifade etti. Bugün taklit ürün üretiminde uzak doğunun ağırlıklı olduğunu ancak pazarın tüm dünya ve dolayısı ile Türkiye olduğunu söyledi. Türkiye’de Gümrük Birliği ile başlayan teknik ve mevzuatın AB’ye uyumlu hale getirilmesi çalışmalarının 2000’li yılların başında büyük oranda tamamlandığını belirterek, yapılan denetimlerin tehlikeli ürünleri önemli ölçüde engellediğini söyledi. Taklit ürünlerle mücadelede için oluşturulacak eylem planında kurumlar arası işbirliğinin önemine dikkat çekti.

Konu ile ilgili hak sahipleri, avukatlar, hukukçular, akademisyenler, patent ve marka vekilleri ile TPE personelinin katılım sağladığı etkinliğin birinci günü Türk Patent Enstitüsü fuaye alanında bir de “Taklit Ürünler ve Karikatür Sergisi” yer aldı.

Almanya’da ve Türkiye’de taklit ürünlerin ekonomi ve insan sağlığına verdiği zararların vurgulandığı konferansta taklit ürünlere karşı mücadelede kullanılan teknikler hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu. Bu kapsamda Türk ve Alman gümrükleri ve polis teşkilatının yürüttüğü faaliyetlere ek olarak özek sektörün konuyu algılayışı ve özel firmaların taklitle mücadele stratejileri ele alındı.

Konferans çerçevesinde, özel konuşmacı olarak Federal Patent Mahkemesi Başkanı Dr. Raimund LUTZ ve aynı mahkemede görev yapmakta olan Alman hakimler tarafından yargıda konunun ele alınışı hakkında bilgiler verildi.

Ülkemiz piyasalarında dolaşımda olan taklit ürünlerin orjinalleri ile yan yana sergilendiği “Taklit Ürünler ve Karikatür Sergisi” nde ise Anadolu Karikatürcüler Derneği tarafından hazırlatılan ve taklit ürünlerin tehlikelerine dikkat çekmeyi amaçlayan karikatürler yer aldı. Sergi 9-17 Ekim 2010 tarihlerinde Antares Alışveriş Merkezi’nde sergilenmeye devam edecek.

Program

Write a Reply or Comment